11 Eylül 2011 Pazar

Siyah-Beyaz

Uzunca bir süredir üşendiğim blog yazma işine yeni sezonla birlikte başlıyorum. Başlık bağırıyor gerçi de bilineni tekrarlayalım bir daha, Beşiktaşlıyım. Şöyle Beşiktaşlı oldum böyle Beşiktaşlı oldum gibi fiyakalı bir hikayem yok ama yaş büyüdükçe anlam değiştirdi Beşiktaş benim için. Çocukken sevinilen gollerden daha fazlası haline geldi. Hayata karşı bir duruş, ahlaki bir değerler bütünü oldu. Oldu olmasına da işler her zaman istendiği gibi gitmiyor hayatta. Beşiktaş, Demirören'in oldu, Sinan Engin'in oldu, "taraftarın değil kongre üyelerinin" oldu... O gün bu gündür de Beşiktaş en çok mücadele demek. Kendi başkanına karşı, kulübü esir alan yavaş yavaş kitleleri de dönüştüren zihniyete karşı mücadele... Takımımın attığı gole 5 yaşındaki gibi sevinmem için bu zihniyetin ve mensuplarının elini çekmesi lazım Beşiktaş'tan. Bu blog da o mücadelenin bir parçası...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder